enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
9,3563
EURO
10,8927
ALTIN
531,72
BIST
1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
18°C
Perşembe Az Bulutlu
17°C
Cuma Az Bulutlu
19°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
20°C

Esra Uzun

İletişim Uzmanı

Selçuk Bayraktar Günümüzün Fatih’idir!

1 Mayıs 2021 10:59
A+
A-

Ne zaman tarihten bir konu açılsa, şanlı ecdadımızın başarılarından bahsedilse sohbetin sonunda iç çekilerek şu cümle kurulur: Bize yeni Fatih’ler lazım. Etrafındaki herkesin “yapamazsın” sözüne aldırış etmeden, çalışarak, kendine güvenerek belirlediği hedefe kararlıkla yürüyen, Dünya’nın gözdesi İstanbul’u genç yaşında fetheden o şanlı kumandandan bir tane daha çıksa milletimizden.

Doğrusu bu cümleyi kuranın da, dinleyenin de kafasında nasıl bir “Fatih” belirdiği bilinmez. Tek bilinen şey ise bu milletin yeni “Fatih’’ lere ihtiyaç duyulduğudur.

Teşbihte hata olmaz; Türk milletindeki “Fatih” beklentisi, Hristiyan dünyasındaki “kurtarıcı İsa” algısına denk gelmeye başladı. 21 yaşında bir delikanlı gökten inip, 3 asırdır oturan bu milleti yaptıkları ile başarıları ile ayağa kaldırıp gelecek nesilleri kurtaracak, ülkeyi aydınlığa kavuşturacak. Peki bi 3 asır daha beklemeye ne dersiniz o zaman?

Size bir soru: Eğer padişahın oğlu olarak doğmasaydı yada o dönemde fethedilecek bir İstanbul olmasaydı, Sultan II. Mehmed Han yine “Fatih” olarak adını tarihe yazdırabilir miydi? Elbette yazdırabilirdi. Çünkü Mehmed’den Fatih’e giden yol aslında onun henüz çocukken kendine belirlediği hedefleri ve henüz başarılmamışa ulaşma arzusu idi. Tabi ki Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) övgüsüne mazhar olmak da ayrı bir motivasyondu. O aziz kumandan, kendisine başka bir alan bulur yine bir çağı kapatıp, bir başka çağı açardı yaptıkları ile. Belki makine mühendisliği alanında, belki mimaride, belki sanatta ve edebiyatta, belki de adalette…

Ne hikmetse, hiç kimse evininin bir köşesinde duran cevheri yani kendi evladını “Fatih” gibi yetiştirmeyi düşünmedi bu zamana kadar. Öyle ya bize ne canım, komşunun oğlu dururken. Sen kalkma annecim, al tableti eline biraz daha oyalan! Hedefsiz, gayesiz, tek derdi aydan aya düzenli maaş alacağı bir işe yerleşmek olan bomboş bir nesil meydana getirdik.

Peki “Yeni Fatih”ten kastımız ne olabilir ki? Çünkü artık fethedilecek bir İstanbul da yok. Olsa da çağımızda bu işler artık fetihle, savaşla olmuyor. Gelip de ne yapacak bu çocuk bu zamanda? Çaresiz bir hastalığın tedavisini bulsa mesela? Yada dünya çapında düzenlenen müsabakalarda derece alsa? Dünyanın dilinden düşmeyen kaliteli bir beste yapsa? Paha biçilemeyen tablolar çizse mesela? Yada kim bilir kendi arabasını üretemeyen bir ülkede sınıfının en iyisi insansız hava araçlarını göğe uçursa?

Bunlar tanıdık geldi mi sizlere? Günümüzden 10 yıl önce bir çocuk çıktı ve dedi ki “Ben yapacağım.” “Yapamazsın, başaramazsın, senden önce kimler kimler denedi olmadı, sen mi başaracaksın.” deseler de aldırmadı. Çünkü hayalleri, gayesi, ulaşmak istediği çetin bir hedefi vardı. O çocuk büyüyüp ülkenin teknolojik alandaki karanlık çağını kapatıp, bir başka aydınlık çağı açtı. Gemileri karadan yürütemese de yaptığı uçaklarla havacılık tarihinde destanlar yazdı. Yetmedi, kendinden sonra gelecek çocuklar daha iyisini başarsın diye “Bayraktar” oldu. Bizler gökten zembille inmesi beklerken o çoktan hayallerini göklere çıkarmıştı bile.

Şuan bu milletin içinde aşkla, şevkle vazifesini ifa eden nice “Selçuk”ların “Fatih” olma yolunda ilerlediğinden habersiz olarak siz beklemeye devam edin…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.