enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
9,3563
EURO
10,8927
ALTIN
531,72
BIST
1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
18°C
Perşembe Az Bulutlu
17°C
Cuma Az Bulutlu
19°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
20°C

Selim Cerrah

Gençlik ve Spor Bakanlığı Müşaviri Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi

Taş Yerinde Ağırdır…

17 Nisan 2021 00:38
A+
A-

Sabır testisini aşkla doldurmaya hazır olanlar için geldi rahmet iklîmi. Gökten yere uzanan bir af ve mağfiret reçetesi ramazan. Onun bize taşıdığı sekinetle kurtuluş yollarında doğru huzurla yürüyelim, kalplerimizi kasvete teslim etmeyelim. Dünya kalbini çaldığı insanları yokluğa taşımakla meşhurdur. Sokaklarında pide kokularından çok rahmet niyazlarıyla dolaşan insanlar olan şehirler bizi geleceğe taşıyabilir. “Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın” diyen büyük şaire, zamanın şahidine selam olsun.

Hepimiz kendimizi çok yetenekli görürüz, kendimizi buna ikna etmek için; “kimseye kötülük yapmam, kimseyi incitmem, iyi bir insanım” gibi hükümler veriyoruz. İyilik sizin hakkınızda başkasının yapacağı hüsn-ü şehadetle belli olur. Bazıları ellerinde dünyayı kurtaracak formüller olduğunu iddia eder.

“Kimse bize danışmıyor, herkes kendi önceliklerine göre davranıyor, işlerin bozuk gitmesinin sebebi budur” derler. Liderler kimseyle istişare etmiyor diyenlerin demek istediği aslında beni görün, beni fark edin, bana ve fikirlerime değer verin cümlesinin başka bir şeklinden ibarettir. Aklı asıp gönle varamadan bir hâl bu.

Aklımızla gördüklerimiz bizi temel gayeye ulaştıramadı, biraz da kalbimizle görmeyi denesek. İnsan kendisiyle ilgili değerlendirme yaparken olayları sadece beş duyu organıyla değil, kalp gözüyle bakarak değerlendirmeli. Kalbi yokmuş gibi yaşayanlar değerlendirme dışıdır.

Hüd hüd nöbet yerini terk edip göz önünden kaybolduğu için kendisine hesap soran Hz Süleyman’a hesap verirken mazeret olarak beyan ettiği haberi aktarırken şöyle demişti; “Süleyman kuşları gözden geçirdi ve

“Hüdhüdü niçin göremiyorum; yoksa kayıplara mı karıştı?” diye sordu. Ya bana açık bir gerekçe getirir veya onu şiddetle cezalandırırım ya da onu ­boğazlarım! Çok geçmeden hüdhüd gelip dedi ki: “Ben, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe’ halkından sana kesin bir bilgi getirdim. Onları bir kadın hükümdarın yönettiğini gördüm; kendisine her imkân verilmiş; bir de muhteşem tahtı var. Ancak onun ve halkının Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını da gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş, böylece onları yoldan alıkoymuş; bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar. (Şeytan bunu) göklerde ve yerde gizli olanı açığa çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen Allah’a secde etmesinler, diye yapmış. Oysa büyük arşın sahibi olan Allah’tan başka tanrı yoktur.” Neml 21 ,26 Hüd hüd, kalbiyle akletmişti. Kendisine mazeret beyan edemezsen üç ceza vereceğini beyan eden Hz Süleyman’a görmüş olduğu duruma dair toplumu bulduğu üç kötü hâl ile ilgili bilgi vermişti. Küçük kuş öğrendiklerini aktarırken kullandığı “innî vucûdtu” ibaresindeki “bulma”, gözle ve kalple görmedir denilmiş.

Dünyayı doğru tanıyalım, onu tanımadan ona nîzam vermeye çalışmak, kabuğu kurumayan yarayı açmak gibidir. Hepimiz merhametli bir tabib titizliğiyle, yaradan kurşun çıkarır gibi hassas ve nâzik olmalıyız. Görevimiz daha “Yaşanılabilir bir dünyayı” îmâr ve inşa etmektir. Islah ediyorum diyerek ifsad edenler birbirleriyle kötülükte yarışarak yol alıyorlar. Bazı şeyleri hazır buluruz, bazı şeyler için emek vermek, gayret etmek gerekir. Düzen kurmak ve adalet dağıtmak isteyenler, kardeşlik hukukuna uygun davranmayı ilke edinmelidirler. Gönülden severek birbirleriyle hemhâl olmalıdırlar. Ormanda fidan olmak mı istiyorsun, yoksa niyetin ormanı kalbinde büyüten bir tohum olmak mı? Buna karar vermelisin.

Her hak sahibine hakkını teslim edeceğimiz hikmet ve marifet yüklü bir anlayışa muhtacız. Adalet, her şeyi yerli yerine koymakla tecelli eder. Kirlettiğimiz denizlerde ölen yunuslar, yok edilen yağmur ormanları, nesli tükenen canlılar, petrole bulaşmış martılar, başlarına vurularak öldürülen yavru foklar, hepsi bizden daha adil bir dünya kurmamızı bekliyor! Biz insanlar arasında adalet dağıtamıyoruz…

Neyi arıyoruz?.. Hz Mevlâna “neyi ararsan o’sun” buyurmuş. Dünya dünya senin, benim etrafında dönmüyor, kendisine tayin edilmiş olan yörüngede akıp gidiyor. Akışa teslim olalım. Bizi güzel işler yapmaya taşıyacak olan, hazır cevaplardan ziyâde doğru sorulardır. Kimsenin sorularımızı çalmasına, sorunlarımızı abartmasına fırsat vermeyelim. Dertlerimize çare arayalım.

Merkez Efendi hazretlerinin izinden yürüyelim, sadece dünyaya nizam vermeye değil,

insanlık için adalet ve merhamet yüklü bir düzen kurmaya çalışalım. Bu işler aklımıza göre bir dünya kurarmakla olmaz, yolu ve yönü bilen öncüleri izleyerek ilerlemeliyiz. Anlatılır ki; Sümbül Efendi, derviş Musa’ya, “Dünya’yı tekrardan yaratma yetkisi elinde olsaydı nasıl yaratırdın?” diye sorunca derviş; “Aman Şeyhim, her şey zaten merkezinde, değişikliğe ne gerek..” cevabı vermişti. Bunun üzerine Sümbül Efendi ona, bundan sonra adın Merkez Muslihuddin olsun demişti.

Yazarın Diğer Yazıları
13 Mart 2021 13:00
20 Mart 2021 12:49
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.